Skip to content

daylanvari geçen bir doğum gününün ardından…

daylan sevdiğim saydığım güzel bir insan olmasının yanında doğum günlerinde çekilmez bir moda giren naif bir insandır. Aslında doğum günü olan 27 aralık dışında naif demek daha doğru olur. Doğum günü geldimi telefonlarını kapatır, bulunamayacağını sandığı yerlere gider felan. Bir nevi pohpohlanmayı sevmem naif insanım havası olabilir bittabi ama yok, 6 senede az çok tanıdıysam bu “günlük” tavrın sebebi hava basmaktır, evet.

Dün, şahsi doğum günümde hiç istemeden bu tavrı sergilediğim için arkadaşlarımdan bir özür mahiyetinde yazıyorum aslında bunu, bir nevi günah çıkarma olayı. Keza zar zor çeken cep telefonumdan birisinin şarjının bitmesi üzerine akşam dönerken otobüste diğerini de kapatmak zorunda kalmamdan ötürü bir çok (süper çok değil, bir çok, birden fazla yani) kişiden benim daylana yaptığım tepkileri aldım.

Bu kısmı geçersek bir bakayım evet, 9 facebook wall post, 3 facebook mesajı, 2 sms, 2 msn mesajı ve 4 telefon aramasıyla geçen naçizane bir doğum günü olmuş. Kutlama yollarına bakınca da, ne kadar dijitalleşmişiz onuda görüyorum bir kez daha, bayramda seyranda özellikle sesli görüşmelerde diretmem konusunda da haklıyım sanıyorum biraz.

Neyse hatırlayan, hatırlamayan (yada facebook sayesinde hatırlayan) herkese teşekkür ediyorum bitirirken. Resim olarak daylanın bulunamayım diye kaçtığı en ilginç delik olan milli kütüphanede, o kış soğunda bize karlar içinde yaptırdığı doğum günü partisinden bir resimle bitireyim: (arkadaki hanibal bakışlı serhan dışında ne kadar naif bir fotodur. yine bir 27 aralıktır, yine cebi kapalı daylan kaçacak bir yer bulmuştur. ama bizde onu bulup bir bahane bahçeye çıkarıp pastasını kesmişizdir. güzel bir 2005 yılı hatırasıdır)

Post a Comment

Your email is never published nor shared. Required fields are marked *
*
*